19 Kasım 2017 Pazar
Anasayfa > SİYASET > ASKER ZEHİRLENMELERİNİ MECLİS ARAŞTIRSIN
  ASKER ZEHİRLENMELERİNİ MECLİS ARAŞTIRSIN

ASKER ZEHİRLENMELERİNİ MECLİS ARAŞTIRSIN

14.06.2017 18:57:36 12 14 16 18 yazdır
Manisa ve Diyarbakır'daki asker zehirlenmelerinin araştırılması için önerge veren CHP Manisa Milletvekili Mazlum NURLU
Manisa ve Diyarbakır'daki asker zehirlenmelerinin araştırılması için önerge veren CHP Manisa Milletvekili Mazlum NURLU mecliste yaptığı konuşmaya halk ozanı Ali Asker'in dizeleri ile başladı.
"Yemen yolu çukurdandır, Karavana bakırdandır,     Zenginimiz bedel öder, Askerimiz fakirdendir."
Şehit olan, gazi olan, kışlada yediği yemekten zehirlenerek ölen hepsi gariban ve yoksul halk çocuklarıdır diyen Mazlum NURLU, Manisa'da ve Diyarbakır'da askerlerimizin neden zehirlendiklerinin mutlaka açığa çıkarılmasını, eğer varsa sorumlularının yargıda hesap vermeleri gerektiğini ifade etti.  
Manisa'nın sık sık kazalarla, facialarla ve ölümlerle gündeme geldiğini belirten Mazlum NURLU Meclisteki konuşmasında;
Soma'daki işçiler maden faciasında, Gölmarmara'da tarım işçisi kadınlar trafik kazasında yaşamlarını kaybetti.
En büyük iki askerî birlikte peş peşe yaşanan zehirlenme vakalarıyla Manisa tekrar gündeme geldi.
En son, Manisa'da vatani görevini yapan askerlerimiz zehirlendi.
Askerî birliklerde zehirlenme vakaları son buldu mu?
Hayır.
Daha dün Diyarbakır'da 39 askerimiz yedikleri yemeklerden zehirlendiği için hastanelere kaldırıldı.
23 Mayıs 2017 Salı günü, Manisa 1'inci Piyade Er Eğitim Tugayında akşam yemeğinden sonra hastalanan binden fazla asker hastanelerde tedavi altına alınmış ancak, maalesef, er Hüsnü Özel yaşamını yitirmiştir.
27 Mayıs 2017 Cumartesi günü ise, Manisa Kırkağaç 6'ncı Jandarma Komando Eğitim Alayında akşam yemeğinin ardından çok sayıda askerimiz rahatsızlanmış, 150 askerimiz hastanelerde tedavi altına alınmıştır.
Manisa 1'inci Piyade Er Eğitim Tugayının 3 bin, Kırkağaç 6'ncı Jandarma Komando Eğitim Alayının 6 bin asker mevcudu bulunmaktadır.
Bir hafta içinde kışlalarda yaşanan zehirlenme vakaları, Manisa'da binlerce askerin içinde bulunduğu tehlikeli durumu gözler önüne sermektedir.
İşin daha vahim yanı ise binden fazla askerin zehirlenmesinin ardından yapılan açıklamalar. Genelkurmay Başkanlığı ve askerî yetkililerden henüz zehirlenmelerin neden kaynaklandığına dair net bir açıklama duymadık. Askerlerin bir daha zehirlenmemeleri için hangi tedbirleri aldılar, bilemiyoruz.
Sayın Valinin bu konuyla ilgili "Askerlerin zehirlenmeleri psikolojik, bazıları midesini üşütüp hasta olmuşlar." şeklindeki açıklamaları, zehirlenme vakaları basit bir olaymış gibi göstermeye ve üzerinin örtülmeye çalışıldığı endişesine neden olmuştur.
Yine, Sayın Valinin "Henüz tanı konulmayan bir enfeksiyon." açıklaması ise durumu daha belirsiz hâle getirmiş, asker ailelerinin tedirginliğini daha da artırmıştır.
Henüz net bir açıklama yapılmamış olması, askerlerin yedikleri yemeklerden zehirlendikleri, yemek ihalesini alan iktidar yandaşı şirketlerin askerlere sağlıksız yemek yedirdikleri ve hatta sabotaj iddiaları bile, Manisa kamuoyunda, ülke kamuoyunda dillendirilmektedir.
Çünkü gıda zehirlenmelerine neden olan şartlar ve şirketlerle yapılan sözleşmeler hâlâ devam etmektedir. Yemek firmaları ve kantinlere gıda temin eden şirketler hangileridir, hangi şartlarda sözleşme imzalamışlar, açıklanmıyor.
Askerlerin hastane raporlarına, tahlil sonuçlarına ulaşılamıyor. Hastaneye kaldırılan onca askerimize hangi teşhis konuldu, gizleniyor.
Ülkede yaşanan her büyük olaydan sonra konulan yayın yasağı, gizlilik kararı maalesef burada da bir şekilde devreye sokuldu. Hekim milletvekillerimiz bile bu raporlara maalesef ulaşamıyor.
Ortada şüpheli bir durum var, herkes merak ediyor askerler neden zehirlendi. İşte bu nedenle, CHP milletvekilleri olarak Mecliste bir araştırma komisyonu kurulması için bu önergeyi verdik çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasama görevi dışında halk adına denetim yapma yetkisi var. Bizler bu konu aydınlansın istiyoruz, kapalı kapılar arkasında şaibeli ve gizli kalmasın istiyoruz.
Yasama organı olarak aydınlanmak istediğimiz bu konu doğrudan olarak kamusal bir boyuta sahip olduğu için Hükûmetin siyasal sorumluluk alanı içinde bulunduğunu ve Meclisin görev alanı içerisinde olduğunu düşünüyoruz. İşte bu amaçla Meclisteki tüm partilerin temsil edileceği bir araştırma komisyonu kurulması için önerge verdik.
Maalesef AKP milletvekilleri yukarıdan talimat gelmediği sürece bu önergelere "hayır" demektedir.
Bu önergelere kulak tıkandığında yaşananları hepimiz çok iyi biliyoruz.
Önceki dönemde CHP Manisa milletvekillerimiz "Soma'da bir şeyler oluyor, bu konuyu araştıralım." dediğinde, bu kürsüden "Facia geliyor." diye haykırdıklarında siyasi iktidar bunlara kulak tıkamasaydı dört yıl önceki maden faciasında yaşamını yitiren 301 işçimiz bugün aramızda olacaktı. Ama biz ne yaptık? 301 işçi öldükten sonra araştırma komisyonu kurduk.
FETÖ terör örgütüyle, bu örgütün siyasi iktidarla ve başka yerlerle bağlantılarının ortaya çıkması, parasal ilişkileri ve devlet içindeki yapılanmalarıyla ilgili verilen araştırma önergeleri kabul edilip araştırma komisyonu kurulsaydı belki 15 Temmuz darbe girişimini yapamayacaklardı.
Kanlı darbe girişiminden sonra bir araştırma komisyonu kuruldu, binlerce sayfalık raporlar yazıldı. Soma Maden Kazalarını Araştırma Komisyonu raporu kömür madenlerinde siyaset-ticaret-bürokrasi üçgeninde dönen dolapların üzerini örtmekten öteye gidemedi.
Darbe Komisyonu raporu FETÖ terör örgütünün AKP içindeki uzantıları ve iş birlikçileri açığa çıkmasın diye yazıldı.
FETÖ hayranı Komisyon Başkanı sırf kendisini aklamak için, terör örgütünü CHP'yle ilişkilendirmek için sahte bağış makbuzlarını kameralara gösterecek kadar küçülmüştür.
Biz yine de umudumuzu diri tutuyoruz. Her ne kadar taraflı olarak yazılsa da bu raporlar ve içerisindeki muhalefet şerhleriyle birlikte siyasi bir belge olarak tarihe düşülmüş çok önemli birer nottur.
Bu yüzden, Mecliste kurulan araştırma komisyonlarını ve komisyon raporlarını önemsiyoruz.
Manisa'da ve Diyarbakır'da askerlerimizin neden zehirlendiklerinin mutlaka açığa çıkarılmasını, eğer varsa sorumlularının yargıda hesap vermelerini istiyoruz. Askerî birliklerin yemek ihalelerinin nasıl yapıldığı, ihaleyi alan şirketlerin AKP'yle olan ilişkileri tek tek araştırılmalıdır.
Çünkü bu konuda bizlere gelen bilgiler mide bulandırıcıdır, çok pis kokular gelmektedir, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ayyuka çıkmış durumdadır. Yemek ihalelerine giren şirketlerin ortaklarının başka başka isimlerde onlarca şirketi var. Gerekli şartları sağlayamayan şirketlerin ihalesi iptal edildiğinde aynı kişilere ait başka şirkete ihaleler yeniden verilebilmektedir. Bunlar doğru ki pis ve kirli ihale sistemi, yolsuzluk ve rüşvet çarkı yüzünden bu vatanın gencecik evlatları, askerlerimiz zehirlenmiştir.
Asker karavanası, Türk Silahlı Kuvvetlerinde özel bir öneme sahiptir.
Vatani görevlerini yapan askerlerin sağlıklı beslenmelerine gösterilen özen, devletimizin geçmişten gelen bir geleneğidir.
Devletimizin, halkımızın bu kadar hassas olduğu bir konu üstü örtülerek geçiştirilemez. Mehmetçik konusunda bu kadar hassas olan Meclisimiz, Manisa ve Diyarbakır'daki zehirlenme vakalarını araştırmak üzere araştırma komisyonu kurulmasına "evet" demelidir ifadelerine yer verdi.
Mazlum NURLU Konuşmasının sonunda yediği yemeklerden zehirlenerek hayatını kaybeden askerimiz Hüsnü Özel'e Allah'tan rahmet, hastanelerde tedavi altına alınan askerlere geçmiş olsun dileklerini iletti. ​
Etiketler : mehmetdalkilinc
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri