| ||||||||||
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
Eshab-ı Kehfin Yaşadığı Efsus Şehri -14-
Eshab-ı Kehfin Yaşadığı Efsus Şehri -14- Eshab-ı Kehf’in Yaşadığı Efsus Şehri -14- Eshab-ı Kehf’in Efsus’ta (Afşin’de) olduğunu söyleyen İslam Alimlerimizden bahsedelim. Mucemül Büldan’da ise: Hemze’nin zamanı ile Efsus, Tarsus sügurunda bir şehirdir. Eshab-ı Kehf’in beldesi deniliyor demişti. Demek ki Tarsus değil, Tarsus Serhatlerinde ayrı bir beldedir. Elan Elbistan’ın 6 saat (yaya olarak) kadar Batısında Efsus namıyla bilinen bir nahiye vardır. Bu Nahiyenin Garbında, Binboğa dağının eteklerinde, toroslara bağlı tepenin Nahiye’ye (Efsus’a) bakan tarafında bir mağara vardır. Bu mağara Eshab-ı Kehf’in yeri diye ziyaret olunur der. Divan-ı Lügati-t Türk : Kaşgarlı Mahmut bu eserinde Türklerin bu gibi mağaralara obruk dediklerini belirttikten sonra, bu kelimeyi (obruğu): Yere batmış, ortasında su bulunan mağara şeklinde açıklıyor. Gerçekten de Kaşgarlı’nın dediği gibi Efsus’daki (Afşin’deki) mağaranın adeta tavanı dümdüz ve yere inmiş gibi alçaktır, batmıştır. İçinde yukarı tavandan damlacıklar galinde damlayan suların tabanda birikerek bir kuyu gibi çukura dolması sonucu güzel, hafif buz gibi bir içme suyu kuyusu olmuştur. Kaşgarlı Mahmud XI. Yazdığı eserinde Yarpuz güzel kokulu bir ot, kırnanesi şeklinde manalandırmıştır. Efsus ve Yarpuz’un Arabissos ile ilgili olduğu açıktır. Yani arabissosu, Türkler Yarpuz yaparak Türkçeleştirmişlerdir. Afşin Yarpuz adını Dulkadirli Beyliği Devrinde almıştır. Tahrir defterlerine göre Osmanlı idaresine geçtiği esnada 1522 yılında Afşin, Efsus adını da henüz muhafaza ediyordu. Efsus (Afşin) nahiyesi yörenin en önemli nahiyesini meydana getiriyordu. Osmanlı salnamelerini incelersek Efsus (Afşin) Nahiyesi aynı kaza gibi itibar görerek Halep vilayet Salnamelerinde ve Osmanlı Maraş Sancağında sürekli ismi mevcuttur. Yine İslam Alimlerinden Ali İbni Ebibekr-i Harevinin Kitabül Şarat fi marifetsiz ziyaret adlı eserinde öğrendiklerimize göre bu seyyah bilgin 1664/H. 560’da Efsus (Afşin) şehrinin yakındaki obruğa (mağaraya) uğramış ve burada incelemelerde bulunmuştur. Kitabında Eshab-ı Kehf’in bu mağarada uyuduklarını söylemiştir. Zuhdetül Tevarih 1583/H. 995’de III Murad adına yazılmıştır. Kaleme alınan bu eserde Eshab-ı Kehf hakkında geniş bilgiler verilmiş (minyatür) olarak bir tasvirleri yapılmıştır. Bu kitap şuan Türk İslam Eserleri müzesinde günlük olarak sergilenmektedir. Bu kitap da Eshab-ı Kehf’in mağaralarının Maraş Sancağının Efsus (Afşin) nahiyesinde olduğu söylenmiştir. Değerli okuyucular özellikle belirtmek istemekte fayda var Maraş’ın tarihine bakıyoruz Afşin’de Efsus’ta yapılan Savaşlardan bahsedilmiyor. Elbistan’ın tarihine bakıyoruz. Efsus’tan, Afşin’de meydana gelen tarihi olaylardan ve savaşlardan bahsedilmiyor. Göksun’un tarihinde Romalıların Afşin Elbistan Ovasında Afşin’de ve Elbistan’da yapılan savaşlar anlatılmış. Lütfen Maraş ve Elbistan’lı tarihçilere de sesleniyorum. Lütfen Afşin (Efsus-Yarpuz’a) haksızlık etmeyin Afşin (Efsus’ta) yapılan savaşları da belirtiniz. Bakın 1540 yılında Afşin-Elbistan Kanuni Döneminde en kalabalık hane ve nüfus olarak en kalabalık nahiye Efsus (Yarpuz) olarak geçmektedir. Kaza-i Elbistan-Nahiye Elbistan ile Nahiye Efsus ile 64 Köyden oluşmaktadır. Kaynak Ali Afşaroğlu Eshab-ı Kehf ve Rakıym Bu haber 112 defa okunmuştur.
|
GALERİ |
||||||||
|
Afşin'in Sesi Gazetesi Bölgenin En Büyük Haber Sitesi mehmet-dalkilinc@hotmail.com Altyapı: mehmet dalkılınç |
||||||||||